KAHRAMANMARAŞ merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi personelleri, günlerce uykusuz şekilde 89 ayrı noktadaki gerçekleştirdikleri arama-kurtarma çalışmalarında 600 kişiyi enkazdan sağ olarak kurtardı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin en çok etkilediği illerden olan Malatya’da depremin yıl dönümüne sayılı saatler kala itfaiye ekipleri yaşadıklarını anlattı. Hava şartlarının zor oluğu bir dönemde yaşanan asrın felaketinde çocuklarını ve ailelerini arkalarında bırakarak günlerce gece-gündüz arama kurtarma faaliyeti gerçekleştiren itfaiye personellerinin çalışmalarını anlatan Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Mustafa Katipoğlu depremin 23’üncü dakikasında enkaz altından ilk canlıyı kurtardıklarını söyledi.

Katipoğlu, "Depremin üzerinden 1 yıl geçti. Bazı şeyler daha dün gibi. Hala evimizdeki ışığımızı yakamadık. Bizler hem vicdani sorumluluğumuz hem kanuni sorumluluğumuz gereği o gün sahada olmamız gerekiyordu. O gün eşimizi çocuğumuzu bırakıp vatandaşlarımıza yardım etmemiz gerekiyordu. Bütün arkadaşlarımız ailelerini bir kenara bıraktı ve koşa koşa itfaiyeye geldiler. Seri bir şekilde ekipleri sevk etmeye başladık. Yaklaşık 89 noktada arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyorduk. Ve enkazdan ilk canlıyı 23’üncü dakikada arama kurtarma yaparak çıkardık"dedi

'ÇOK ÇARESİZ KALDIĞIMIZ ANLAR OLDU'

Adeta iğne ile kuyu kazan itfaiye personellerinin öğle saatlerinde yaşanan ikinci depremle enkaz altında kaldığını ifade eden Katipoğlu, depremde çaresizliğin büyük bir imtihan olduğunu ve çok çaresiz kaldıkları anların olduğunu ifade ederek sözlerine şöyle devam etti;

"4 ekibim öğle saatlerinde yaşanan ikinci depremle enkaz altında kaldı. Kendi çabaları ile ya da vatandaşların yardımı ile enkazdan çıkan personeller tekrar arama kurtarma faaliyetlerine devam etti. Ben bu depremde çaresizliğin büyük bir imtihan olduğunu gördüm. Çok çaresiz kaldığımız anlar oldu. Bizde anne babayız. Bizimde çocuklarımız var. Arkadaşlarımın hepsinin ailesi var. Geride çocuklarını bırakarak geldiler buraya. Nöbette kalan arkadaşlarım evine gidemediler. Çünkü önceliğimiz insanlıktı. Öncelliğimiz şehrimiz ve memleketimizdi. Günlerce ailemizi görmedik."